Kağızman’da Napolyon kirazı yetiştirildi

25.06.2008

Son yıllarda Kağızman ilçesinde Napolyon kirazı fidanları yayınlaşarak yetiştirilmeye başlandı. Rengi bordoya yakın, diğer kiraz türlerinden oldukça iri olan kiraz türünün adı Napolyon olarak bilinmektedir. Dünyanın çoğu ülkesinden talep gören ve devamlı ithal edilen bu meyve Kağızman’da tanınıp yetiştiriliyor artık. Napolyon kirazı, Fransa, Hollanda, İngiltere, Almanya ve Belçika'ya ihraç edilen meyveler arasındadır.

Kirazın bilimsel adı Cerasus avium (L.) olup buna Türkçe’de “Kuş Kirazı” denilmektedir. Kiraz, vişne, elmanın, kaysının, eriğin, armudun, gül ve alıcın da dahil olduğu Rosaceae (Gülgiller) familyasına bağlı, çok yıllık ve ağaç formunda bir bitkidir.

Vişne dışında ki tüm kiraz çeşitleri Cerasus avium ‘un bir ırkıdır. Kirazın anavatanı Kuzey Anadolu ve Güney Kafkasya olarak bilinmekte olup ismini Latince olan Cherasus (Okunuşu Serasus) yani Giresun ilimizden almaktadır. Kirazın dünyaya bu Giresun ve çevresinden M.Ö. 64 yılında Romalı komutan Lucullus tarafından götürüldüğü ve oradan da tüm dünyaya dağıldığı bilinmektedir.

Kirazın Faydalı Organları: Kirazın sadece meyvesi değil, kökleri, kerestesi, kabuğu, zamkı, yaprakları, çiçekleri, çekirdeği ve meyve sapları da insanlar tarafından kullanılmaktadır. Kiraz esas olarak meyvelerinin taze ve kurutulmuş olarak tüketilmeleri ile ayrıca, reçel, yemek, konserve ve dondurulmuş gıda olarak soframızda yerini almaktadır. Diğer taraftan dünyanın en kaliteli mobilyası kiraz kerestesinden, en kaliteli piposu kiraz kökünden yapıldığı bilinmektedir. Kiraz gövdesinden çıkan zamkların şapka yapımında, tıbbi ve kırtasiye amaçlı kullanılmaktadır. Kiraz ağacının kabuğu, yaprakları, çiçekleri, meyveleri, meyve sapı ve çekirdekleri ise doğal tıbbi amaçlı insan ve hayvan tedavisinde kullanıldığı ve bu konuda birçok reçetenin olduğu bilinmektedir.

Kiraz Meyvesinin Faydaları: İdrar söktürücü özelliği ile böbreklerin dostu olan kiraz, vücutta biriken zahirli maddelerin karaciğer ve böbrek yoluyla dışarı atılmasını sağlıyor. Bu sayede yaş olarak tüketilen kiraz meyvesi ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor. Kiraz meyvesinde bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlediği ve varsa zamanla döktüğü, ayrıca safra kesesi taşınını dökülmesine de yardımcı olduğu bilinmektedir. İdrar söktürücü özelliği dolayısı ile vücuttaki fazla suyun atılmasına yardımcı olduğu ve bu şekilde zayıflamaya da yardımcı olduğu bilinmektedir.

 

Kirazın bir diğer önemli özelliği peklik (Kabızlık) giderici olmasıdır. Bu konuda halk arasında söylene bir söz oldukça dikkat çekicidir. Kiraz dermiş ki; “Arkamdan dut gelmese, ben yapacağımı bilirim”. Yani dutun meyvesi de kirazın tam tersi ishali önlemekte ya da peklik yapmaktadır.

            Kağızman’da yetiştirilen Napolyon kirazı ilk dönemlerde birer ağaç dikilerek ev ihtiyacını karşılamaktaydı. Ancak son iki yıldır pazarlarda satılmaya ve ekonomimize katkı sağlamaya başladı.

Yılda 260 bin tonla dünyanın en büyük kiraz üreticisi olan Türkiye, ABD`den sonra ikinci büyük ihracatçı. Napolyon olarak da bilinen `Ziraat 900` cinsi kiraza artık `Türk kirazı` deniliyor. Bu Kiraz Kağızman’ın tatlı ve nefis suyuyla birleşince de başka bir tada başka bir lezzete bürünmüş oluyor.                                          Haber: Sait Küçük

Bu haber 912 defa okundu.



ölçek



Bu Habere Yapılan Yorumlar (0)

Tüm Yorumlar