“Danıştay, tekel işçilerine yönelik ideolojik karar almıştır”

09.03.2010

AKP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıverdi, “Danıştay almış olduğu bu kararla her şeyi alt üst etmiştir.”Sivil toplum kuruluşu demek, sadece kendi çıkarlarını düşünen bir kuruluş demek değildir. Bir sivil toplum kuruluşu olan Türk İş tekel iççilerinin eylemleri sırasına isyanları oynamıştır” dedi.

 

 

AK Parti’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, Kars’ta partisince düzenlenen demokratik açılımların konu edildiği “Türkiye Buluşmaları” toplantısında, Danıştay’ın TEKEL işçilerine yönelik almış olduğu kararın tamamen ideolojik karar olduğunu ve bu kararın herşeyi alt üst ettiğini söyledi.

 

Bu nedenle toplantının ardından soru – cevap kısmında ilk sözü alan TÜRK İŞ Kars İl Temsilcisi Necati Boz, Tekel işçilerine destek amaçlı 81 ilde olduğu gibi Kars’ta da destek amaçlı eylemler gerçekleştirildiğini belirtti.

 

Boz,  “Bu eylemler sonrasında emniyet güçleri tarafından 2911 sayılı yasaya muhalefet edildiği gerekçesi ile sadece Kars’ta haklarında soruşturma açılmak kaydı ile ifade vermeye çağrılan sadece biz sendikacılar olduk. Ayrıca Türkiye’de ortalama 3,5 Milyon işsiz var. Dediniz ama bana göre Türkiye’de işsiz sayısı 5 milyondan fazladır. İstatistiklere göre 2009 yılında Kars ve Ardahan’da içsizlik oranı en düşük illerden birisi idi. Her gün en az 500 kişi belediyenin kapısını iş istemek için çalmaktadır. Kars’ta içsizliğin önlenmesi için hükümetinizin ne gibi projeleri var?” sorularını yöneltti.

 

Hüseyin Tanrıverdi ise bu soru üzerine, “Danıştay her zaman ki gibi siyasi daha doğrusu ideolojik bir karar almıştır. Basında bunu yazabilir Danıştay ideolojik bir karar almıştır. Almış olduğu bu kararla her şeyi alt üst etmiştir.” dedi.

 

Türkiye’de olduğu gibi dünyada da özelleştirmeler devam ettiğini ve AK Parti hükümetinden önce özelleştirilen işyerlerinde çalışanlar kapı dışında bırakıldığını savunan Tanrıverdi,  AK Parti Hükümetinden önce bu hep böyle olmuştur. Fabrika satılır, işçinin kıdem tazminatı her ne ise verilir ve işçi sokakta kalırdı. Bu durum işçilerimiz andına büyük bir haksızlıktı. Bu konuda AK Parti sivil toplumlara değer verdiği için bu sorunun sosyal taraflarını sosyal ortak olarak gördüğü için işçi konfederasyonlarını davet ederek görüşüp nasıl bir çözüm oluşturabiliriz onları görüştü. 2004 yılında bir kanun çıkarılmıştı. Bu kanunda birçok işçi konfederasyonlarının da imzası vardır. Kamu da daha fazla işçisi olan TÜRK İŞ olduğu için onların önerisi dikkate alınmıştır. Bu nedenle 4 C usulü ortaya konulmuştur.

TEKEK noktasında da bu noktaya gelinmiştir. TÜRK İŞ in genel başkanı aynı zaman da TEK GIDA İŞ in genel başkanları Başbakanımız ile görüşmüşlerdir. Bu kanun orada kabul edilmiştir. Sonrada iki yıl orada kongreler ve başka şeylerle oyalanmıştır. İki senenin ardında da efendim biz 4 C ile çalışmak istemiyoruz. Özlük haklarımız ile çalışmak istiyoruz. Bu nedenle kanunlara ve verilen sözlere aykırı hareket edilmiştir. Bunu kamuoyumuzun böyle bilmesi gerekir. Bunların yanı sıra ilaveler yapılmıştır. 10 ay yerine 11 ay çalıştırılmaları 10 gün yerine 22 gün izin bu dönem içerisinde kıdem tazminatların karşılık tazminat hakları da sağlanmıştır. Bütün bunlara rağmen arkadaşlarımız eylemlerini sürdürmüşlerdir.

Danıştay her zaman ki gibi siyasi daha doğrusu ideolojik bir karar almıştır. Bansında bunu yazabilir ideolojik bir karar almıştır. Almış olduğu bu kararla her şeyi alt üst etmiştir.

Bu nedenle özelleştirmeler sonucunda 20 Bin civarında ki arkadaşımız sokaktayken istihdam edilmiştir. Belediyelerde AK Parti 2004’ten bu yan iş başındadır ve o zamandan bu yan kadar da işçi almamıştır. Ama bizden önceki dönemde CHP, MHP, DYP olmak üzere o dönemde her kim siyasi bayraktarlığını yaptığını duyduğumuz, bildiğimiz olarak işe alından insanlarımız ne olursa olsun anlar insandır, onlar alın teri dökenlerdir, emek sarf edenlerdir diye hiçbir ayrım yapmaksızın 218 Bin geçici işçiye AK Parti kadro verilmiştir. Şimdi bu kadar işçiye saygı gösteren, seven, emeği seven bir Başbakan ve Partinin karşısında anlaşmayı bir taraf bırakın sokaklarda eylem yapan bir sivil toplum örgütü adı verilen bir kuruluş isyanları oynuyor. Çok yazık ediyor. Hem halkımız rahatsız ediyor hem de o işçi kardeşlerimizi perişan ediyor, hem de kendi itibarlarını düşürüyorlar. Sivil toplum örgütü demek sadece kendi çıkarlarını düşünen kurum demek değildir. Sivil toplum kuruluşu demek toplumun bütün kesim ve kesitlerinin hak ve menfaatlerini düşünen bir toplum demektir.” Dedi.

Kars’ta TEKEL işçileri için destek amaçlı yapılan eylemler nedeni ile açılan soruşturmaların ne için açıldığını bilmediğini belirten Tanrıverdi, “arkadaşımıza ne diye dava açıldığını bilmiyorum. Ortada yasalar vardır. Bu yasalar çerçevesinde hareket edilmesi söz konusudur. Demokratik bir Türkiye’de her kes avazı çıktığı kadar veya bir başkasını rahatsız edercesine veya bir başkanının haklarını zedeleyecek bir hareket içerinde olamaz. Böyle bir hatalı davranış içerisine düşüldüyse kanunlar işlemiştir. Gerekirse sendikacı arkadaşlarımız ile oturup konuşuruz.”diye konuştu.


Bu haber 54 defa okundu.



ölçek



Bu Habere Yapılan Yorumlar (0)

Tüm Yorumlar