“Kuzu gibi olun diyorlar,
Büyüyüp ortaya çıkınca,
Koyun gibi gütmek için sizi…”
Can Yücel’den aldım bu dizeleri. Gençler okumuyor, kızlar okuyamıyor, kadınlar okutulmuyor. Kültür merkezleri ya yıkılıyor, ya yapılmıyor. 18 yaş üstü gençlerin yüzde 90’ı opera, bale, klasik müzik konseri izlemiyor. Gelinim Olur musun, Huysuzla Görücü Usulü, Dest-i İzdivaç, Pop Star Alaturka, Ağalık ve Mafya konulu dizi ve programlar izlenme rekorları kırıyor. Gel de bu dizeleri yana yakıla okuma. Gel de Can Yücel’e şapka çıkarma!
Her şeyi bilen, her konudan anlayan, her konuda söyleyecek sözü, kaldıracak kaşı, sallayacak parmağı olan büyüklerimiz resmedilen tablodan hoşnut olsalar da bunun adı tek sözcükle kültür erozyonudur. Siz şok da diyebilirsiniz. Hoş alan razı satan razı gibi durumlarda bizcileyin cahil takımına söyleyecek söz düşmez ama, serde bu tercih ve beğenilerin sonunun nereye varacağını ve ülkemize nelere mal olacağını merak etmek de var.
Bu dizi bolluğunun sonu nerelere varır? Şu anda sayıları 160’ı bulan dizilere daha kaç tane eklenir? Buna can, para, sponsor, mekan, oyuncu nasıl dayanır? Bilimi, kültürü, sosyal sorunları bir kenara atan bu diziler bize ne kazandırır? Bu sorulara yanıt vermek bizim bilgi ve hayal gücümüzü aşıyor.
Bu konuda ders almaya, kültürümüzü artırmaya paramız yetmiyor! Uzmanlıkları dışında bile engin ve derin görüşleri, eleştirileri, önerileri, projeleri ve derya- deniz bilgileri olan yöneticilerimizin hızına ömrümüz yetmiyor.
Kasım kasım kasılarak, alçak dağları yaratarak, dağ tepe aşarak, ya gelirken, ya giderken ama her yerde ve her zaman konuşarak yollarına devam eden büyüklerimizin izinden giderken yakalandığımız bu dizi fırtınasında ve bu kültür karmaşasında hayatımız da telef olup gidiyor. AB, Hırvatistan’a yeşil ışık yakmış. Yeşilin her tonunda ve bu dizi bolluğunda yetkililerimiz bize de AB’den söz alsınlar!
Bizden de söz. Kendilerine hörmet ve muhabbetimiz baki kalacaktır. |